8 Mart 2024 Cuma

38

Hafızandaki boşlukta ne var?

O cenaze sonrasında hangi meyhaneye gitmiştik?

Kayıp kitabının nerede olduğunu biliyor musun?

Yerde bulduğun fişin üzerinde ne yazıyordu?

Metrobüs çıkışında kim beklemişti?

Post it’ler hangi renkti? Sarı not kağıtlarını neden bu kadar çok sevdiğimi kim nereden bilebilir?

Kaçıncı sayfadaki cümlenin altı çiziliydi?

Neler söylendi?

Her 5 senede bir izlediğim o filmi geçen sene, zamanı geldiği halde, izlemedim. Bunun bir anlamı var mı? Koşturmacanın içinde kaybolmuş olma durumum dışında.

Eski günleri yad ederek geçirdiğimiz buluşmalarımız, yeni günlerin gündem maddesi olacaklar mı? Yoksa elimizde kalanları tüketmek mi bu sadece?

Çekmecemde duran ve her taşınma, vazgeçiş, bunalma, özleme, sevinç ve paylaşma isteğinde açıp okuduğum notlardaki ezberlediğim cümleler nasıl hala sıradanlaşmıyorlar?

Altı çizilmiş bir kitap hediye etmek... Burada anlatmak istediğim hissi kelimelere dökemeyeceğime emin olduğumdan bu cümleyi tamamlamıyorum.

Cap!

12 Ocak'ta ne oldu?

Bir takma adım olsa Leyla olurdu elbette. Aslı değil! Aslı değil... Leyla olmak, aynı zamanda Aslı olmamak demek. Aslı olmamak da Leyla olmaya dair.

Sevilmeye çalıştığını belli ettiğinde sevgi alamıyorsun. Umursamadığında bol kepçe.

Yazarak biter mi? Peki ya gerçekten yazsam, kalır mı?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder